Türkler için tatil denilince akla deniz ve plaj geliyor.Mustafa Bakı’nin aklına ise Birgi Çakırağa Konağı

Mustafa Bakı’nin yorumunu sizlerle paylasiyoruz…..

       Ege Üniversitesi ( İ.T.B.F ) Turizm işletmeciliği bölümünde” 1974-1978″ yıllarında okurken neden bizi hocalarımız, ” SARD’a, EFES’e ve bu iki büyük antik kenti birbirine bağlayan yol üzerinde bulunan Aydınoğulları beyliğine başkentlik yapmış olan BİRGİ’ye götürmediler? Acaba neden ? Üniversiteye başladığımda 20 yaşındaydım, yarın gece saat: 12 den sonra 59 yaşında olacağıma göre bende bu soruyu 39 yıl sonra sorma ihtiyacı duymuşsam, demek ki Türk turizminde eğitim ve tanıtım adına yolunda gitmeyen bir şeyler var. Birgi hakkında bazen yazılı basında çıkan haberleri okumuş, TRT’ nin yaptığı bazı belgeselleri seyretme sansım olmuştu, İşte o belgesellerden en son seyrettiğim ağırlıklı olarak Çakırağa konağı hakkında idi , o kadar etkilendim ki bir gün mutlaka BİRGİ ‘yi ve bu konağı görmeliyim demiştim. Ne yazıkki, Bergama antik kentini bile görmeden Üniversiteyi bitirip Ankara’ya döndüm. Kıyamet öncesi İzmir’e akaraba düğünü için gitmiştik,düğünden sonraki gün ” 17 aralık 2012 de ” ablalarıma ve yiğenime görmedikleri Şirinceyi göstermek istedim yola çıktık, ne zamanki Ödemiş sapağına geldik BİRGİ kendine çekti beni, hadi önce Birgi’yi görelim deyip Birgi’ye yöneldik. 2012 yılında gezdiğim yerler içinde kış gününde bile olsa gördüğüm için beni çok mutlu eden yer BİRGİ oldu. Hayatım boyunca gördüğüm en muhteşem Osmanlı sivil mimari örneği ( Çakır ağa Konağı ) bilhassa tavan ve duvar süslemeleri ve resimleriyle aklımı başımdan aldı. Ağa daki sanat anlayışına bakın, 260 sene önce sanki konak da değilde sanat galerisinde yaşamak istemiş.. O sanat anlayışı bugün BİRGİ ‘yi Türk Sanat tarihinde ve sivil mimarisinde farklı yere taşıyor. Bozdağ’ın eteğindeki BİRGİ ve Birgi de yatan Aydınoğlu Mehmet beyin ve çocuklarının, Erenlerin ,evliyaların mezarları o kadar sessiz o kadar yanlız ki sizlerin ziyaretini ve dualarınızı bekliyorlar. Maalesef , Türkler için tatil denilince akla deniz ve plaj geliyor .Talep böyle olunca yatırımcılarımız da Avrupalıları kıskandıran tesisleri gidip deniz kıyılarına diktiler. Birgi de ise , Grup halinde gelecek 100 kişinin kalacağı yer yok. Buralardaki konakları turizme kazandırmak Turizm Bakanlığının ve Birgi Belediyesinin ve siz Birgi lilerin gayretleriyle olur. Ben bundan sonra Birgi’nin gönüllü tanıtım elçisi olarak elimden geleni yapacağım. Selam ve Sevgiler. Mustafa Bakı.

Birgi evlerine yatırımcı ilgisi

Ödemiş’e bağlı Birgi’de son yıllarda yapılan tanıtım ve koruma ataklarının ardından başlayan turizm hareketliliği devam ediyor. Her geçen gün beldeye gelen ziyaretçi sayısının artması da Birgi’de turizm sektörünün gelişmesinde büyük rol oynuyor. Turizmin gelişmesiyle birlikte beldede turizm sektöründe de büyük gelişmeler yaşanıyor. Yatırımcı turizm için Birgi’yi seçiyor, Birgi’ye yatırım yapıyor. Beldede son yıllarda başlayan turizm hareketliliği beraberinde turizm ekonomisinde de büyük gelişmelere neden oldu. Beldede ev ve arsa fiyatlarında %100’lük artışlar görülmeye başladı. Yükselen değer haline gelen Birgi evleri yabancı yatırımcılar tarafından büyük ilgi görüyor. Tarihi kentte turizmle birlikte başlayan ekonomik hareketlilik yerel halkı da harekete geçirdi. Turizm ekonomisine ilk yatırımlar belde halkı tarafın yapılmaya başladı. Birgi Belediyesi’nin İZKA ile birlikte ortaklaşa başlatmış olduğu ‘Birgi kültür yolu’ projesi kapsamında dağıtılan Pazar tezgâhları ve oluşturulan halk pazarları ile birlikte vatandaşlar turizm ekonomisinde yerini aldı.Haber:Halil Yörük

Birgi’de Cittaslow olma yolunda

Birgi’de ‘Sakin’liyor

Seferihisar’dan sonra Birgi’de Cittaslow olma yolunda çalışmalar başladı. Böylece Ege Bölgesi’nde ‘Sakin Şehir’ unvanı alan ikinci kent olacak.

Geçtiğimiz yıllarda gerekli şartları taşıması dolayısıyla Cittaslow Örgütlenmesine kabul edilerek Cittaslow ünvanı alan Seferihisarilçesinin ardından Birgi’nin de Cittaslow ünvanı alabilmesi için çalışmalara başlandı. Birgi Belediye Başkanı Cumhur Şener, “Başlangıçta İtalya’dan yayılan Cittaslow akımı, 2000’li yıllara girilince ülke dışına taştı ve 2006 yılında Almanya, Norveç ve Birleşik Krallık’ta da hatırı sayılır sayıda destekçi buldu ve 2009 yılının ortalarında tam 14 ülkenin en az bir resmi Cittaslow hareketi organizasyonu bulunuyordu. Günümüzde ise 21 farklı ülkeden 150’ye yakın kent var. Cittaslow’da iki tip üyelik bulunuyor; Cittaslow, Cittaslow destekçisi/arkadaşı. Bir kentin Cittaslow’a tam üye olabilmesi için nüfusunun 50 binin altında olması gerekiyor. Üyeliğe kabul edilebilir bir niteliğe erişmek için, aday kentler için bir öz-değerlendirme süreci var. Burada Cittaslow organizasyonunun belirlediği kriterlerin en az %50’sini gerçekleştirmiş olmak gerekiyor. Bu aşamadan sonra uluslararası Cittaslow ağına resmi başvuru yapılabiliyor. Yıllık üyelik ücretleri kentler tarafından ödeniyor. ‘Cittaslow destekçisi/arkadaşı’ üyeliği ise 2005 yılından beri veriliyor. Cittaslow amaç ve hedeflerini destekleyen kamu kuruluşları, özel işletmeler veya kendi başına bir Cittaslow üyesi olamayan kentler üye olup ‘Cittaslow destekçisi’ ünvanını alabiliyor. Birgi olarak, bu kriterlere uygun olduğumuzu düşünüyorum” dedi.

Şener, “Cittaslow ile küreselleşmenin kentin dokusunu, sakinlerini ve yaşam tarzını standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek amaçlanıyor. Böylelikle, kentin dünyadaki birbirinin aynı olan binlerce kentten kendini faklılaştırması bekleniyor. Cittaslow için kriterler; Çevre, Teknoloji ve Tesisler, Yerel Üretimi Korumak, Misafirperverlik, Farkındalık, Slow Food Faaliyet ve Projelerine Destek ara başlıkları altında toplanıyor” şeklinde ifade etti. Ayrıca Şener, bu konuda çalışmalarının hızla devam ettiklerini ve Seferihisar Belediyesi’nden sonra Ege’de Birgi olarak ikinci Cittaslow ünvanını alacaklarını söyledi. Geçtiğimiz günlerde Seferihisar Belediye Başkanı Sayın M. Tunç Soyer, Meclis Üyesi Sayın Ali Taşkın ve Seferihisar Belediyesi Strateji Geliştirme Başkanı Sayın Bülent Köstem’in Birgi’ye ziyaret ederek kendilerinden bilgi edindiklerini ve Birgi’nin üyeliği için koordinali bir şekilde çalıştıklarını belirten Şener, Birgi’nin Cittaslow üyeliğinde kararlı olduklarını ifade etti.  Haber: Halil YÖRÜK

Sandık Oğlu Konağı

Taşpazar Mahallesi’nde sel yatağına inen yolun başındadır. Kuzey  kısmı yıkılmıştır. Çakır Ağa Konağı görkeminde olmasa da bu Konak tipik bir Türkevi’dir. Güneydeki Ortaoda’da yer alan gusülhane(banyo) temizlik anlayışının örneğidir. Güneydeki Başoda’da panoların birinde İstanbul görünümü resmedilmiştir.

Birgi Sandık Oğlu Konağı (Restorasyon Çalışmaları Devam etmektedir 2012-2013)

Birgi Sandık Oğlu Konağı (Restorasyon Çalışmaları Devam etmektedir 2012-2013)

Sandık Oğlu Konağı Doğu Cephesi

Sandık Oğlu Konağı Doğu Cephesi

Bu resimde Kızkulesi’ni, Topkapısarayı’nı, bir su kemerini ve eski İstanbul camiilerini izlemek olanaklıdır. Resmin iki yanındaki panolarda ise çiçek örgeleri dikkati çeker. Çiçek resimleri odanın diğer duvarlarında da görülür. Başoda’nın güney duvarında ocak bulunur. Konak, Geç Osmanlı Dönemine ilişkin olup, olasılıkla XIX. yüzyılda yapılmıştır.

Bu Yazı Behiç Galip Yavuz’un Birgi Tarihçesi Kitabıdan Alınmıştır

Tarihi Konağın Güney cephesinden Bir görünüm (2012)

Tarihi Konağın Güney cephesinden Bir görünüm (2012)

Birgi Karaoğlu Camii

BİRGİ KARAOĞLU CAMİİ

1762 yılında inşa edilen Karaoğlu Camii, Birgi’de Osmanlı Mimarisinin görüldüğü önemli eserlerden birisidir. 1 ana kubbe ve 3 küçük kubbeden oluşan camiinin, Mihrap ve minberin bulunduğu yer mermer, pencere ve kapı sistemleri ise ahşaptır. Kesme taş yapının ağırlıklı olarak kullanıldığı camide genellikle sade motifler görülür. 1762’den bu yana 2 kere yenileme çalışmaları yapılan camii günümüzde turizme ve ibadete açık olarak hizmet vermektedir. Camiinin kuzey tarafında bulunan şadırvanda yine camii mimarisine uygun şekilde inşa edilmiş ve bu şekilde mimari üslupta bütünlük sağlanmıştır.

Kara Oğlu Camii İç Görünüm
Kara Oğlu Camii İç Görünüm
Karaoğlu Camii Gece Görünümü
Karaoğlu Camii Gece Görünümü

 

 

Beyler Misafirhanesi

Birgi, Beyzade sokakta bulunan yapı 18. yüzyılda Beyzade Hacı Ali Efendi tarafından yaptırılmıştır. Bir zamanlar misafirhane olarak kullanılan yapı bakımsızlık ve ilgisizlikten çökmüş durumdadır. Bir bahçe içinde moloz taş, tuğla ve ahşap malzeme ile yapının %70’lik bir kısmı yıkılmış günümüzde sadece zemin katı bulunmaktadır.
Beyler Misafirhanesi

Misafirhane İçinde Bulunan Çeşme

Misafirhane İçinde Bulunan Çeşme

Su Terazisi

Birgi’de beylikler döneminden ve Osmanlı yıllarından günümüze kalan ve su hayatını temsil eden birçok eser bulunmaktadır. Bir zamanlar Aydın oğulları beyliğine başkentlik yapmış ve sonraki dönemlerde Osmanlı kasabası olan Birgi’de hemen, hemen her sokakta su yaşamını tasvir eden birçok eser bulunmaktadır. ( Su kemeri, halk çeşmeleri, su terazisi) Bunlardan birisi ise İmam-ı Birgivi Caddesi ile III. Beyzade Sokağı’nın kesiştiği köşede bulunan Su terazisidir. Günümüzde hala zamana direnen yapı 3,5 metre boyunda ve moloz taştan yapılmış sade bir yapıdır. Üzerinde her hangi bir kitabe bulunmayan yapının hangi dönemde yapıldığına dâhil bir bilgi bulunmaktadır.

 İmam-ı Birgivi Caddesi ile III. Beyzade Sokağı’nın kesiştiği köşede bulunan Su terazisi

İmam-ı Birgivi Caddesi ile III. Beyzade Sokağı’nın kesiştiği köşede bulunan Su tera

Kral Kızı Mezarı

Kral kızı mezarı Birgi Ulu Camii avlusunda Aydın oğlu Mehmet Bey türbesinin hemen ön tarafında bulunur. Yarı lahit yarı mermer sütunlu yapılan mezar Bizans tekfurunun kızı Anastasia’nın mezarı olarak bilinir. Efsanelere göre ise Babasına Bizans-beylikler savaşlarında hainlik yapan Bizans tekfur kızı Anastasia’nın öldürülmesi için babası askerlerine emir verir Bu emri duyan Anastasia kaleden atlayarak intihar eder  Anastasia kalenin yanına gömülür. Mezarın başucunda bulunan ayak izleri ise Anastasia’nın ayak izleri olarak bilinir.

Birgi Efsaneleri

Birgi Ulu Camii Efsanesi

Aydın Oğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılan Ulu Camii Bizans Tekfurunun kızı Anastasia için yaptırılmış.

Aydınoğlu Mehmet Bey, Birgi kentini ele geçirmek için yıllardır uğraşmakta ama başarılı olamamaktadır. Bizans Tekfurunun kızı Anastasia kalenin surları arasında görüp aşık olduğu Aydınoğlu Mehmet Bey`e sevgi mesajları göndermektedir. Türkler’in kaleye hücumlarından birinde, Anastasia kalenin kapılarından birini açtırarak, Türk askerlerin kaleye girmesine ve fethetmesine yardımcı olur. Bizans Tekfuru ise kızının kapıyı açtırdığını öğrenerek öldürülmesi talimatını verir. Bizans askerlerince öldürülmek istemeyen Anastasia, kaleden atlayarak intihar eder. Kenti ele geçiren Aydın oğlu Mehmet Bey, bir süre sonra Anastasia anısına eşsiz güzellikte bir cami yaptırır.” Doğru olma ihtimali zayıf ta olsa Aydın oğlu Mehmet Bey Camisinin yapılış hikâyesi Birgililer tarafından bu şekilde bilinmektedir.

Efsanelere Göre Bu Camii Bizans Tekfurunun Kızı Anastasia İçin Yapıldı

Efsanelere Göre Bu Camii Bizans Tekfurunun Kızı Anastasia İçin Yapıldı

 Anastasia’nın ayak izleri

Ulu Camii’nin hemen yan tarafında Aydın oğlu Mehmet Bey türbesinin de hemen önünde ve Anastasia’nın yani kıral kızın mezarı başında bulunan ayak izleri içinde halk arasında şöyle bir efsane yayılmış ve günümüze taşınmıştır. Birgi kalelerle çevrilmiş ve korunmakta idi. Aydın oğullarının Birgi’ye istilası sırasında kale kapılarından birisi düşmana açılır. Saldırı sırasında ise kapıyı açan Bizans tekfurunun kızı Anastasia’dır. Bu olay ardından düşmana kapıları açanın kızı olduğunu öğrenen Bizans tekfuru Anastasia askerlerine emir buyurur ve kızının kaleden aşağı atılmasını ister ve bunu duyan Anastasia kendini kaleden aşağı atar ve Anastasia ayak izleri yerde kalır. Aydın Oğlu Mehmet Bey caminin yanında bulunan kıral kızının Mezarı’nın hemen yanında bulunan ayak izlerinin efsanesi bu şekilde yorumlanmış ve inanılmıştır.

Kıral Kızı Anastasia'nın Başucunda Bulunan Ayak İzleri

Kıral Kızı Anastasia’nın Başucunda Bulunan Ayak İzleri

Selvi ağacındaki “Ur”

Birgi yunanlıların istilası ile büyük zarar gören Osmanlı kasabalarından birisidir. Özellikle âlimleri ile bilinen kentte rivayete göre yunan istilası sırasında ilginç bir gelişme yaşanmıştır. Birgi yunanlıların istilası ile yakıp yıkılır ve düşman en son İmam-ı Birgivi’nin kabri başına gider ve birgivi’nin başında bulunan asırlık selvi ağacını kesmeye çalışır ve ağaç kesilmez. Düşmanın ise ağaca bıçak vurduğu yerde 2 tane göz şeklinde ur oluşur. İmamı Birgivi’nin başucunda selvi ağacında bulunan çeşitli şekiller bu bu şekilde yorumlanmıştır.

Su Kemerleri

 Birgi’de Beylikler döneminde ve Osmanlı dönemlerinde kentin su ihtiyaçlarını karşılamak ve su taşımacılığı sağlamak için kentin dört bir yanına su kemerleri inşa edilmiştir. Özellikle Birgi’nin Aydın Oğulları beyliğine başkentlik yaptığı yıllarda kentin dört bir yanında bulunan su kemerlerinden günümüzde sadece 2 tanesi ayakta kalabilmiş ve diğer kemerler doğal afetler ve insanların müdahalesi ile yıkılmıştır.

 Birgi’de bulunan Su kemerleri genellikle toplama malzemeden inşa edilmiş ve mimari üslubu zayıf eserlerdir.